Çocuklarda Drama Çalışmaları ve Gelişime Etkileri

  • 27 Nisan 2022
  • 1915

Oyun, çocuğun kendini ifade etmede kullandığı bir dışa vurum yöntemidir. İçsel süreçlerin dışarıya yansıtılamasında kendini özgürce anlatabildiği ve bunu da severek yaptığı ''oynamak'' eylemi çocuğun psiko-motor gelişiminden, bilişsel gelişimine, duygusal gelişiminden sosyal gelişimine kadar, birçok gelişim alanında çocuğu destekler niteliktedir. Gardiner (1993)' e göre, oyun sırasında çocuklar; duyu-hareket ve biliş becerilerinin bir çoğunu vurgulamakta ve denetlemekte, ayrıca kavramları, toplumsal farkındalığı ve toplumsal davranışları geliştirmektedir (Başal, 2007: 245).

Oyun, genel anlamı ile yaparak-yaşayarak öğrenme modelinin kendisini oluşturmaktadır ve bu  model aynı zamanda eğitim sürecinde en çok tercih edilen modeldir. Dolasıyla çocuk için oyun ve türevleri yaşama aktif bir katılım için gerekli ve önemlidir. İşte deneyimleme yoluyla çocuğun  gelişimine katkı sağlayabilecek olan oyun türevlerinden biri de dramadır.

Bir Oyun Türü Olarak Drama

Drama; yapmak, uğraşmak, yaptırarak öğrenmek anlamına gelen Yunanca “dran” kelimesinin “dromenen” olarak türetilmesinden gelir. Anlamı seyirliktir. (And, 1974 Aktaran Karakaya, 2007: 107). Drama kavramının anlamsal karşılığı ile aslında bir çaba ve yaratım sürecinde de bahsetmek mümkündür. Bu yaratım süreci aynı zamanda hayal gücünün çalışmasını da sağlamaktadır.  Drama, küçük çocukların oyunlarında görülen, katılımcının sanatsal duyarlılığını, kendisi, başkaları ve dünya hakkındaki bilincini artıran ve her çocuğun hayal gücünü geliştiren bir öğrenme aracıdır (Ömeroğlu, 2003 Aktaran Ulutaş, 2011: 233). Hayal gücünün varlığı çocuk için çok kıymetlidir çünkü okul hayatına başladığında bu bilişsel olarak aktif olma hali onun aynı zamanda diğer gelişim alanlarına da olumlu etkisi olacaktır.

Çocuklarda Drama Çalışmaları ve Gelişime Etkileri

Gelişim alanları bir ağ gibi düşünüldüğünde birbiri ile bağlantılı olarak birbirlerini etkilemektedirler. Bu açıdan bakıldığında, bir oyun olarak drama çalışmaları da tek başına bir gelişim alanını etkilememektedir. Yine Ulutaş (2011)' a göre drama, çocuğu merkeze alarak onun öğrenme sürecinde aktifleşmesini sağlamaktadır. Aktif öğrenmenin gerçekleştirildiği drama sayesinde çocuklar, yaratıcı, eleştirel, çok boyutlu ve özgürce düşünebilmekte; bilişsel, sosyal, duygusal, psikomotor yönden gelişim göstermekte, eğlenmekte, empati kurabilmekte, bildiklerini hayata geçirebilmekte ve iş birliği yapma becerilerini geliştirebilmektedirler. Çocukların bir grubun üyesi olmaları, onların toplumun da birer üyesi olduklarını düşünmelerini dolayısıyla toplumdaki değerlerden haberdar olmalarını sağlamaktadır (s. 234).

Sanatın eğitici ve öğretici gücü çocukluk çağından itibaren bireylere aşılandığında; yarının yetişkinleri kendini doğru ifade edebilecek düşünce yapısına, iletişim becerisine ve yine topluma uyum sağlayabilecek şekilde insan ilişkileri geliştirmeye bağışıklık kazanmaları zor olmayacaktır.

 

Kaynak:

 

Başal, H. A. (2007). Geçmiş yıllarda türkiye' de çocuklar tarafından oynanan çocuk oyunları. 

Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi , 20 (2) , 243-266. 

https://dergipark.org.tr/tr/pub/uefad/issue/16686/173392

 

Karakaya, N. (2007). İlköğretimde drama ve örnek bir uygulama. Gazi University Journal of  Gazi Educational Faculty (GUJGEF), 27 (1), 103-139.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/77175

 

Ulutaş, A. (2011). Okul öncesi dönemde drama ve oyunun önemi. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi , (6) , 232-242 .

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/15279

Önceki Yazı
Okul Öncesinde Görülen Beslenme...
Sonraki Yazı
Deneyimsel Oyun Terapisi Nedir?